ne evet ne hayır | gorcanabi blogkim ki-duk?iletiş-im
Amorphis – Silent Waters
Otobüsten inildi, Cevahir’e girildi, refleks olarak hemen Gloria Jeans’ten bir Kolombiya kahvesi söylendi.

Karşı masada üç kız, bir erkek… Kızlar filmlerdeki kargaşa diyalogları gibi konuşuyorlar. Aynı anda üçü birbirine konuşuyor, konuşulan taraf nasıl bir şey dinlerken başkasına bir şey anlatabiliyor aklım almıyor. O tek erkek de tenis maçı izler gibi sallabaş olmuş meliyor. Taktım kulaklığı, Amorphis girdi : Rooyy!

Bir önceki albümde gelen ağabeyimiz Tomi Joutsen rö dedi, ben de bir oh çektim. Anlaşılacağı üzere sert bir şarkıyla başlıyor albüm, yine o Amorphisengiz melodiklikle… Ben bu adamı sevmiştm geçen albümde de, clean vokalleri de iyi, rösü de!

Kızlar masalarını terk ederken ve terk edilen masadan cep telefonlarını çantalarına koyarlarken başlıyor ikinci şarkı. Masa, koltuklar ve hatta boş fincanlar bir oh çekiyor. Şarkı da anlamış gibi mevzuyu neşeli mi neşeli. Öyle neşeli ki gitarist döktürüyor vahlı solosunu. Albüm çok iyi gidiyor. Üçüncü şarkı başlıyor, ağır, düz bir şarkı, rahatlıyorum: Silent Waters. Kahvemi yudumluyorum, Amorphis’i ilk dinlediğim zamanlara gidiyorum. Thousand Lakes’i dinlemiştim ilk, sakalı çıkmayan bu çocukların ikinci albümü. O zaman neşeli müzik dinlemek yasak, asık suratlı, çatık kaşlı, Mayhem tişörtlü zamanlardı. Amorphis dinleyen aforoz edilebilirdi, metalci ikiye ayrılmıştı. Ki Amorphis bomba albümü Elagy’i çıkardı. Ortalık yerinden oynadı, asık suratlar gizli gizli dinlemeye başladı. Sonra Tounela çıktı, brutal vokal yok denecek kadar azaldı, ama Amorphis kemik dinleyici kitlesi yapmıştı kendine. Sonra Am Universum ve Far From The Sun filan bir gerileme oldu. İki sene önce çıkardıkları albüm Eclipse’le geri dönmüşlerdi bence.

Bu albümde boş şarkı yok.her yeni şarkıda “aha bu güzelmiş” dedirtiyor.İnanmazsanız Myspace sayfasından bir dikiz atın şarkılara, beğenmeyen gelsin bana!


Etiketler: , ,

arşiv
link lonk
gugli